Karşılaştırmalı İslam ve Hristiyanlık İnancı 2

 

Aşağıdaki metin, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi merhumun “Ehl-i Sünnet İtikadı” isimli eserinden alıntı yapılarak, İslam ve Hristiyan inançları karşılaştırılmış, böylece, Hristiyanların inanç sistemlerinde ki hatalarının neler olduğu tespit edilerek, bunların kendilerine gösterilmesi hedeflenmiştir.

A- Tenzihi Sıfatları :

Şüphesiz ki Allah’u Teâlâ birdir, zâtında, sıfatında esmasında, ef'alinde, mülkünde ortağı yoktur. O, cisim, cevher (kendi kendine bir varlığı olup, gerçekleşmesi için başka bir nesneye ihtiyacı olmayan), musavvar (şekillenmiş), mahdûd (sınırlanmış), mukadder (ölçüsü kilo, okka vs. gibi şeylerle belirtilen), ma'dûd (sayılan, sayılmış), müteba'ız (parçalara, bölümlere ayrılan), mütehayyiz (kendisine bir şey­ler katılan), mürekkeb (cüzlerden meydana gelen), mütenâhî (sonu olan) değildir.[1]


Açıklama: Bu bölüm, Allah'ın (cc) hakkında, düşünülmesi doğru olmayan şeyleri anlatmaktadır. İslam inancına göre, Allah (cc) birdir.[2] Bu durum da, Allah üçtür diyemeyiz. Böyle bir şeyin olması durumunda, alemin ve evrenin düzeni bozulur.[3] Hüküm ve hükümranlık yalnızca Allah'a (cc) aittir.[4] Ama, Hristiyan inancına göre, Allah gökler de egemendir, yer yüzünün, dünyanın egemenliği şeytanın elinde dir.[5] Bu nedenle, yeryüzünün hakimiyeti için bir mücadele yapılmaktadır. Halbu ki, kendi Kutsal Kitaplarının bazı yerlerinde, Allah'ın yerde ve gökte hüküm sahibi olduğu açıkça yazılıdır.[6] Buna rağmen, Hristiyanların bu şekil de inanmalarının nedeni ne olabilir? Bunun temelin de iki ana neden bulunmaktadır:

a- Meryem Oğlu Hz. İsa 'yı (as) İlahlaştırmak: Hepimizin bildiği gibi, Hristiyanlar Meryem Oğlu İsa Mesih'in (as) İlah olduğuna inanmaktadırlar. Ama bir İlah nasıl olur da bir insandan dünyaya gelebilir? İşte bu soruyu, teolojik, inanç açısından aşmak için, Allah'ın (cc) kelam sıfatının göklerden inerek, Meryem Oğlu İsa Mesih'te (as) bedenleştiğine inanırlar.[7] Bunun, Allah'ın (cc) insanlaşmasının ise bir nedeni, sebebi, gerekçesi olmalıdır. Bu neden, hem "kalıtsal günah" ın ortadan kaldırılması, hem de "dünya da Allah'ın (cc) hakimiyetini sağlamak" tır. Günahın kalıtsallığı ile ilgili, sitemizde detaylı bilgiler bulunmaktadır [8] bu nedenle şimdilik bu konuya değinmeyeceğiz. Dünyada ki, şeytanın hakimiyetine son vermek için, göklerde ki hükümranlığı ve egemenliği dünyaya da hakim kılmak için, insanın güç yetiremediği, mücadele edemediği düşmanla mücadele etme işi artık Allah'a (cc) kalmıştır. Allah (cc) bu nedenle gökten dünyaya inmiş, bir insanın bedenine yerleşmiştir.[9] Böylece, Meryem Oğlu isa Mesih'in (as) bedeni insan, ruhu İlah olmuş olacak ve bu teolojik sorun çözülmüş olacaktır. Bu sorun çözülmek şöyle dursun, daha büyük sorunları beraberinde getirmiştir. Örneğin, Meryem Oğlu İsa Mesih'in (as) yaşamında sarfettiği sözlerin hangisinin kendisine, hangisinin Allah'a (cc) ait olduğu gibi, yada, bu iki tabiatlılığın kendisinde hangi zamanda meydana geldiği gibi. Bu problemler listesi baya uzamaktadır.

b- İnsanı ve insan iradesini tam olarak tanıyıp anlayamamak: Hristiyan inancında, dünya da şeytan egemenlik sürdüğü için, insanlar günah işlemekte, kötülük dünya da hüküm sürmektedir. Bunu böyle kabul edersek, bu durum da, insan nasıl olurda bu kötülüklerden sorumlu olabilir? Bu, Allah'ın (cc) adaletiyle hiçte uyumlu bir inanç biçimi değildir. Böylece, Evren de, iki farklı otorite ve güç kaynağı hüküm sürmüş olmakta, insan ise, bunların arasında piyon gibi hareket etmiş durumuna düşmektedir. Hristiyanların, bu şekil de inanmalarının nedeni, Allah'ı (cc) doğru bir şekil de tanıyamamaları, evreni tanıyamamaları ve insanı tanıyamamalarından kaynaklanmaktadır. Oysa ki; İslâm inancına göre, kâinatta tek hüküm sahibi vardır, O da, Allah'tır (cc). İnsan, cüz-i, küçük, sınırlı iradesiyle bir şeyi yapmaya kast eder, Allah (cc) külli, büyük, sınırsız iradesiyle, kulunun kastettiği fiili yaratır. Eğer, kişinin kastettiği şey, iyi bir şey ise, Allah (cc) bu fiilden razı ve hoşnut olur, kul da bu fiilinden dolayı sevap elde eder. Ama, kişinin kastettiği şey, kötü bir şey ise, Allah (cc) bu fiilden, eylemden razı ve memnun olmaz, kul da bu eyleminden dolayı günah elde etmiş olur.

İki ana nedeni böylece izah ettikten sonra, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi merhumun, sözlerini açıklamaya devam edelim.

Evet, Allah (cc) bir dir, mülkün de ortağı yoktur ve mülkün de tek hüküm sahibi O (cc) dur. Hristiyan inancı ise, Allah'ın (cc) birliğini kabul etmekle birlikte, O nu (cc) üçe bölmekte, şeytanı Allah'ın (cc) mülkün de, hükümran ve otoriter görmektedir. Elbette ki bu yanlış bir inançtır. Allah'ın (cc) zatının dengi, benzeri olmadığı gibi, sıfatlarınında dengi ve benzeri yoktur dur.[10] İslâm inancına göre, Allah'ın (cc) varlığının meydana gelmesi için bir cevhere, madene ihtiyacı yoktur, O bundan münezzehtir. Varlığı için hiç bir şeye ihtiyaç duymaz. [11] Ama, Hristiyan inancına göre, Teslis inancının gerçekleşmesi için, oğulluk sıfatının meydana gelmesi için, Allah'ın (cc) bir insan bedeni ne ihtiyacı vardır. Eğer insan bedeni olmasa idi, Teslis inancının ikinci karakteri oluşamayacaktı. İslam inancına göre Allah (cc) ihtiyaç hissetmekten münezzehtir. Her şey ona ihtiyaç duyar ama O hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.


Merhum Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, sözlerine devam ederek, Allah'ın (cc) şeklinin olmadığını, varlığının ve sıfatlarının sınırının olmadığını, hacim ve kilo ile ifade edilemeyeceğini, sayı ve ölçülerden münezzeh olduğunu, parça ve bölümlere ayrılmadığını, kendisine bir şey karıştırılamayacağını, parçalardan meydana gelmediğini ve sonu olmadığını beyan eder.

Bu ifadelerin tamamına baktığımız da, Hristiyan inancında, Allah'ın (cc) varlığının bu benzetmelerle, şekillerle ifade edildiğini ve meydana geldiğini görürsünüz. Hristiyan inancına göre, Allah (cc) insanı kendi suretin de yaratmış,[12] İnsan şekline girip Yakub (as) la güreşip yenilmiş,[13] İnsan olup, kendisini yine kendisine kurban etmiştir.[14] Tüm bunlara baktığımız da, burada ki İlah'ın, bedene ihtiyacı olan, benzeri bulunan, bedene dönüştüğü için, ağırlığı, hacmi, kilosu, uzunluğu olduğunu görürüz. İslam inancın da, Allah (cc) bu ifadelerden bu beyanlardan münezzehtir. O Allah ki (cc), azlık söz konusu olmadan tek olan, sebeplere dayanmaksızın mevcut olandır. Bir çok cevherin, maddenin, özün bir araya gelmesiyle meydana gelmemiştir. Eğer böyle olsa idi, aynı maddelerin tekrar bir araya getirilmesiyle, bir benzeri de meydana gelebilir di. Yani çokluktan, üçlükten tekliğe dönüşmemiştir. Sıfatlarının sayısı üç ile sınırlı değildir. Zatı gibi sıfatları da sınırsızdır.


Dip Notlar:

[1] Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Ehl-i Sünnet İtikadı, Bedir Yayınevi, İstanbul

[2] Kur'an-ı Kerim 2/163, 2/255, 3/2, 3/6, 3/18, 5/73, 6/102, 23/91, 28/70, 37/4, 43/84, 44/8, 59/22, 59/23, 112/1

[3] Kur'an-ı Kerim 23/91 Allah evlat edinmemiştir ve O'nun yanısıra bir başka ilah yoktur. Yoksa her ilah, kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından münezzehtir.

[4] Kur'an-ı Kerim 2/255 ...O'nun Kürsî'si (egemenliği) gökleri ve yeryüzünü kaplamıştır. Bunları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O yüce ve büyüktür.
     Kur'an-ı Kerim 43/84 O, Allah’tır, gökte de yerde de tek ve gerçek ilahtır. O tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilir.

[5] İncil Mat.18: 14 Bunun gibi, göklerdeki Babanız da bu küçüklerden hiçbirinin kaybolmasını istemez."

       İncil Yuhanna12: 31 "Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şeytan şimdi dışarı atılacak. Bknz Yuhanna 14:30, Yuhanna 16:11

       İncil 2. Korintliler 4:4... bu çağın ilahı Şeytan onların zihinlerini kör etmiştir.

       İncil Efesliler.2: 1-2 Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine, şeytana, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.

[6] Kutsal Kitap Yasanın Tekrarı.4: 39 "Bunun için, bugün RAB'bin yukarıda göklerde, aşağıda yeryüzünde Tanrı olduğunu, O'ndan başkası olmadığını bilin ve bunu aklınızdan çıkarmayın.

       Kutsal Kitap Yasanın Tekrarı 10: 14 Gökler de, göklerin gökleri de, yeryüzü ve içindeki her şey Tanrınız RAB'bindir.

       Kutsal Kitap 1. Tarihler29: 11 Ya RAB, büyüklük, güç, yücelik, Zafer ve görkem senindir. Gökte ve yerde olan her şey senindir. Egemenlik senindir, ya RAB! Sen her şeyden yücesin. 12 Zenginlik ve onur senden gelir. Her şeye egemensin.

[7] İncil Yuhanna 1:14 Söz, insan (İsa) olup aramızda yaşadı.

[8] Bknz "İnsan Doğuştan Günahlımı Doğar? Asli Günah Bir Senaryo mu?" http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/2012-01-22-09-46-55/teoloji/16-insan-dogustan-gunahlimi-dogar-asli-gunah-bir-senaryo-mu.html

[9] İncil Yuhanna 6: 38 Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim.

       İncil Yuhanna 3: 13 Gökten inmiş olan (İsa) İnsanoğlu’ndan (İsa) başka hiç kimse göğe çıkmamıştır.

       İncil Yuhanna 6: 33 Çünkü Tanrı’nın ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir."

[10] Kur'an-ı Kerim 42/11 O'nun dengi, benzeri gibi olan hiç bir şey yoktur. O, işitendir, görendir. Bknz 112/4

[11] Kur'an-ı Kerim 27/40 ... Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir.

[12] Kutsal Kitap, Yaratılış 1: 27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. Bknz. Yaratılış 9:6

[13] Yar.32: 28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail* denecek" dedi, "Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."

[14] İncil, Efesliler 5: 2 Mesih bizi nasıl sevdiyse ve bizim için kendisini güzel kokulu bir sunu ve kurban olarak nasıl Tanrı'ya sunduysa, siz de öylece sevgi yolunda yürüyün.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile